Hikayeler-Ana Yüregi

Okunma

458

Sıkıntısını o kadar belli ediyordu ki annesi bunun hemen farkına vardı.Ve sordu oğluna ; "Oğlum bir sıkıntın mı var." Genç bir an yalpaladı,utandı bir yandan da gözlerinden dökülen yaşları silmeye çalıştı."Anne".dedi."Seni çok seviyorum...Ama sana uzun zamandır söylemek istediğim bir şey var.Benim aşık olduğum bir kız var.Ve ameliyat olması gerekiyor."Annesinin bakışları değişti.Önce şaşırmış göründü ve daha sora üzüntüsünü belli etti.Genç ağlayarak devam etti konuşmasına."Ona bir kalp lazım anne."dedi.Göz yaşları âdeta sel olup akıyordu gencin yanak kıvrımlarından.Cümlesini tamamlayamayacağından korkmuştu bir an.Ama bir gayretle cümlelerini bitirmeye çalıştı.Fakat hıçkırıklarına yine de engel olamıyordu."Anne kız arkadaşım çok hasta ve ona bir kalp lasım.Sende...Sende yaşlandın...O daha çok genç.Birlikte uzun bir hayatımız olabilir onla."Annesi gencin isteğini anlamıştı daha genç cümlesini tamamlamadan.Belli ki bir kalp nakli isteyecekti.Annesinin temiz yüzü gülümsedi."Haklısın oğlum."Ama bir nebze olsun oğluna kızmamış,alınmamıştı.Hatta belki de isteğini yapacaktı.Genç bir gayretle söylemek istediklerini söyledi."Şimdi aradılar sen namazdayken.Acil bir kalp bulunmazsa O ölebilirmiş.Bana kalbin lazım.Onu istiyorum senden."Genç artık hıçkırılarına yenik düşmüştü ya da yenik düşmek istemişti.Nasıl olsa söyleyecekleri bitmişti.Şimdi her ikiside ağlıyordu.Dışarda hafif hafif yağmur çiseliyordu.Gözyaşları belkide bu dünyaya sığmamış gökyüzüne taşmıştı.Bu duruma belkide herkes ağlıyordu.Kim isteyebilir di ki annesinden böyle birşeyi.Annesi gözlerini kapadı.Genç eline aldığı bir bıçakla annesinin kalbini kesip yerinden çıkardı.Kalbinin yerini gencin gözyaşları doldurmuştu bile.Annesine son bir kez daha baktı.Annesinin yüzünde yine o hafif tebessüm devam ediyordu.Yine bir nebze olsun bir kızmışlık bir alınganlık yoktu yüzünde.Gencin çabuk olması gerekiyordu.Çünkü acil bir işti.Havada ki yağmur şiddetini git gide artırmıştı.Yollar kaykandı.İbre yüzü gösteriyordu.Hem ağlamaklı hem de korkulu bir halde arabasını sürüyordu genç.Hatalıydı belkide ama yapması gerekiyordu.Kalbinde nakil olabilmesi için az bir zamanı kaldığını biliyordu.Hasteneye yaklaşmıştı.Birden acı bir fren sesiyle ortalık çınladı.Araba bariyerlere çarpmış.Genç ön camdan fırlamıştı.Elinde bir kutu içinde tuttuğu annesinin kalbi de tam yanında duruyordu.Genç son bir gayretle kalktı.Sersemlemişti.Dünya şimdi onun için toz pembe bir rüyadan başka bir şey değildi.Herşey korkunç bir kabusa benziyordu.Hani vardır ya "karabasan" denilen kabus canavarı girmişti sanki rüyasına.Bir an annesinin kalbini aradı.Yüreği ağzına geldi.Az önce buralarda biryerlerdeydi.Tekrar sendeledi ve yere düştü.Kafası sert bir kayaya çarptı.Kafasını ovuşturdu.Ve bir yerlerden bir ses duyuldu."Bir şeyin var mı?..."Önce yardıma gelen bir insan zannetti ve sesin geldiği yöne baktı.Fakat orda kutuyu gördü.Annesinin kalbinin olduğu kutu.Hayal miydi bu yoksa gerçek mi?Ses Tekrar yankılandı yakınlarda."Oğlum bir şeyin var mı?...İyi misin?...Aman dikkat et yavrum kendine..."Çıldırmanın eşiğindeydi.Önce delice bir kahkaha attı.Sora o kahkahalar git gide değişerek ağlamaya döndü.Evet O ses annesinin kalbinden geliyordu.Yerinden söküp çıkardığı kalpten geliyordu o ses...



Sponsorlar

Rastgele Konuler
Son Eklenenler
 

Copyright © 2008 Tüm Hakları Saklıdır Bilge Hosting

37088 Online Ziyaretçi